Sehitler �lmez Bu bir hikâye ya da şehir efsanesi değil.
Ozan Arif'in Tek Sitesi! - www.ozanarif.biz
Ocak 07, 2009, 02:46:11 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

Ozan Arif
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bu bir hikâye ya da şehir efsanesi değil.  (Okunma Sayısı 540 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
aLpereN
aLpereN
Yönetici
*****

GELİŞİM 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15

CcC /\ aLpereN /\ CcC


Üyelik Bilgileri WWW
« : Mart 29, 2008, 09:56:52 ÖS »

Bu bir hikâye ya da şehir efsanesi değil.

Günümüz zenginliğinin simge markası Mercedes otomobillerinin sağlamlığını, dayanıklılığını bilmeyen yoktur. Başbakan Tayip Erdoğan'ın Ankara'da bir hastane bahçesi içerisinde yaşadığı rahatsızlığın ardından meydana gelen ve balyozlu kurtarma operasyonu daha hafızalardaki yerini koruyor.

Yaşanmış bir olayın kahramanından dinlediğim gerçek bir anı. İster inanın, ister inanmayın cinsinden. Hele bir de son yıllarda satın aldığınız lüks bir Mercedes sahibiyseniz bence bu yazıyı iki kere okumanızda fayda var.

Aralarında babaları oldukça nüfuzlu kişiler olan, hatta bir bankanın en üst düzey yöneticilerinden birinin de oğlunun bulunduğu dört genç, geçtiğimiz yılın yaz ayında İstanbul Anadolu yakasından babalarının yeni aldığı otomoblle E-5 üzerinden Tekirdağ'a doğru yola çıkarlar. Amacı olmayan bir gezintidir bu.

Dört arkadaş Silivri'yi de geçtikten sonra hava kararmaya başlayınca uygun bir yerden geri dönmek isterler. Silivri'den 40-50 km sonra bir sapaktan geri dönerler. Oto yoldan çıkan gençlerden biri rahatsızlanır. Otomobil yolun kenarına çekilir, arkadaşlarına temiz hava aldıran gençler tarlaların kenarında bir süre yürüdükten sonra geri dönerler.

Arabayı kullanan genç, anahtarı düşürdüğünü fark ettiğinde arabanın otomatik kilitlerinin kapıyı adeta bir kaleye çevirdiğini anlar. Dört genç yürüdükleri yol kenarında girdikleri tarla çizileri arasında Mercedes'in anahtarını aramaya başlar. Cep telefonlarının cılız ışıkları ile yarım saatten fazla süren aramanın ardından anahtar bulunmaz.

Bir çekiciye yükleyip arabayı Anadolu yakasına evin önüne getirmeyi düşünürler önce, ama arabayı babasından izinsiz aldığını söyleyen genç bunu kabul etmez. Babasının haberi olacağı ve kendisine kızacağı endişesiyle iyice paniğe kapılır.

Gençlerden biri, cep telefonundan Mercedes'in İstanbul'daki temsilcisine ulaşır. Kendini ve aracın yanında bulunan arkadaşlarını tanıtır. Kendilerine bir servis aracı yollanmasını isteyen genç, bu konuda olumsuz yanıt alır. Ama ısrarlı çıkış ve siyasi bir nüfuzun varlığının hissettirilmesi kısa sürede sonuç verir. Mercedes'in Türkiye ofisinde etkili bir isim, Silivri yakınlarında gecenin karanlığında bir otomobilin etrafında dolaşan gençlere umut olur.

Kendilerini arayan Mercedes yetkilisi önce gençlere kullandıkları araçla ilgili bilinmesi gereken özel bilgiler sorar. Aracın kime ait olduğu, plakası, araç sahibinin ev iş teli ve adresleri gibi güvenlikle ilgili bir takım sorular yöneltilir. Bu bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesinin ardından, yönetici başka bir telefonla Almanca görüşmelere başlar.

Mercedes yetkilisi, gençlerin en önemli müşterilerinden birinin oğlu olduğunu telefona konuştuğu kişiye anlatmaktadır. Mercedes'teki telefon trafiği devam ederken gençler mahsur kaldıkları köy yolunda eve dönüşte babalarına ne diyeceklerini düşünürken, yetkili aracı kimin kullandığını sorar. Otomobil sahibinin oğlu kendisinin kullandığını söyler.

- Şu anda bulunduğunuz yerden oturduğunuz ev ya da park edeceğiniz yere ne kadar sürede ulaşabilirsiniz.

- 2 saat 10 ya da 15 dakika içerisinde

Bu sırada Almanya'daki yetkili Türkiye'de konuştuğu yöneticiye talimatları iletir.

- Sürücü otomobilin yanına gelsin.

Gençler zaten otomobilin yanındadır. Beş on sanaye sonra önce otomobilin iç lambası kendiliğinden yanar. Ardından Park lambaları, sonra motor çalışır. Ardından kapıların kilidi açılır. Telefondan ikinci talimat gelir.

- Sürücü otomobile binsin.

Otomobili kullanan genç ve arkadaşları şaşkınlık içinde otomobile biner. Direksiyonun kilitli olduğunu fark eder. Bu sorun da 30 saniye sonra giderilir. Telefondan son talimat gelir.

- Aracın en son park edildiği yere ulaşması için size 2 saat 20 dakika izin verildi. Araç 2 saat 20 dakika sonra yeniden stop ettirilecek ve kapıları kilitlenerek emniyet altına alınacak. Geçmiş olsun iyi yolculuklar.

Otomobilin sürücü koltuğuna oturan genç ve arkadaşları şoke olmuş durumdadır. O köy yolundan keskin bir U dönüşü yaparak istenilen süre içinde İstanbul'da Anadolu yakasındaki evin önüne ulaşmayı başarırlar. Gençler sözü edilen saat ve dakikanın dolmasını beklerler aracın yanında. Araç motoru durdurulur ve kapılar kilitlenir.

Yedek anahtarın bile kullanımı iptal edilirken şirket araç sahibine bir sonraki gün yeni anahtarını ulaştırır.

Bu olayı anlatan arkadaşım aracın içinde bulunanladan biridir.

O yaşadıklarını anlatırken başta Susurluk kazası olmak üzere, bütün Alman malı BMW ve Mercedes marka otomobillerin karıştığı olaylar ve Türkiye'de çok tartışılan kazalar aklıma geldi. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, Bakan Adnan Kahveci ve Mustafa Taşar gibi nice değerlerimizin birbiri ardına yollarda kaybettiğimizi düşündüm. İçim sızladı.

Bakanlarımızın, milletvekillerimizin bindiği güvenlik açısından 'Kale' olarak nitelendirilen son model lüks otomobillerin aslında tepemizde dolaşıp duran bir uydunun kör bir frekansında yol aldığını düşündüm.

Parasını bastırıp satın aldığı otomobilin kontak anahtarının bir nevi mülkiyet sembolü olduğu ülkemizde, binlerce lüks aracın asıl sahibinin hâlâ üretici şirket olduğunu hissetmek içimi burktu.

Aynı araçlar uzaktan böylesine kontrol edilebiliyorsa, neden içindeki konuşmalar dinlenmesin, ürettiği sattığı aracı kontrol edebilen güç, içindeki kişilerin konuşmalarını dinlemeyecek kadar aptal olamaz diye düşündüm ve ürperdim.


(ALINTIDIR)

Mehmet KOCA
Logged

Sponsor Linkler
Linkler
*****
Offline Offline

Linkler: 1


View Profile
Re: Bu bir hikâye ya da şehir efsanesi değil.
« Posted on: Ocak 07, 2009, 02:46:11 ÖÖ »

Logged
cCc_bozkurt.61_cCc
Bağımlı Üye
***

GELİŞİM 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 51



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mart 30, 2008, 04:51:17 ÖS »

Cep telefonlari kapali haldeyken dahi dinlenebildigini biliyordumda bu Mercedesle ilgili olayi ilk defa burada okudum.
Cok ilginc uyanik olmak lazim...
Logged

*~ ĉĆĉ~*Vatan Ne Türkiyedir Türklere Ne Türkistan...Vatan Büyük Ve Müebbet Bir Ülkedir: TURAN!*~ ĉĆĉ~*
 

الله_~*-., ĉĆĉ,.-*~'^'*-,C͇̿¤̿ ͇̿| *´¯`*ßøZKµ®T*´¯`* C͇̿¤̿ ͇̿|,-*'^'~*-., ĉĆĉ,.-*~_الله
 
ReıS
Yönetici
*****

GELİŞİM 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 900


BİZ Kİ USTASIYIZ VATAN SEVMENİN...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Mayıs 21, 2008, 08:25:01 ÖS »

İlginç valla
Logged

Atasını tanımayan it peşinde gezer
tarsuslu_bozkurt
PC MANYAĞI
Yönetici
*****

GELİŞİM 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 192


YA HEPSİN YA HİÇ YA TÜRKSÜN YA DA PİÇ


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Haziran 05, 2008, 05:07:34 ÖS »

valla bu mercedes baya bi ilginçmiş çok şaşırdım
Logged


 
yağmur_
İdare Üyesi
****

GELİŞİM 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 193


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Haziran 05, 2008, 10:43:56 ÖS »

paranoyak olmamak elde değil ....
Logged
çapanoğlu
Yönetici
*****

GELİŞİM 9
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 594


uçkur sevdası değil turan sevdası aslanım


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Haziran 24, 2008, 02:47:56 ÖS »

YANİ SUSRLUK KAZASINDA DA ARACIN BİRİLERİ TARAFINDAN KULLANILMADIĞI BİLE MAĞLUM BU BİLGİ İÇİN TEŞEKKÜRLER
Logged



ReıS
Yönetici
*****

GELİŞİM 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 900


BİZ Kİ USTASIYIZ VATAN SEVMENİN...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Haziran 24, 2008, 05:13:18 ÖS »

evet susurluk kazasıyla ilgili böyle bir şey duymuştum ama ne kadar doğrudur bilemem.
Logged

Atasını tanımayan it peşinde gezer
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Site Map1 | Site Map2 | Site Map3 | Ar�iv | Wap1 | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks